Ben Her Yerde Varım projesi kapsamında okulumuza Ramazan ve Gençlik temalı seminer vermeye gelen Acıpayam Müftüsü Sayın Hüseyin Sözen e hoş geldiniz diyor ve sözü ona bırakıyoruz.
----------------
Selamün Aleyküm Gençler...
Biz insanlardan Allah Teala şunu ister öncelikle kendimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmemizi ister. Nedir bu aklımız korumamızı ifade eder aklımızı biz nasıl koruruz içkiden uyuşturucudan uzak durmak suretiyle aklımızı korumuş oluruz yani kendimize karşı bir sorumluluk.
Komşularımızla iyi geçinmemizi ister Allah Teala. Yakın komşuya uzak komşuya hakkını ver yakın komşuyla uzak komşuyla ilişkili üst seviyede tut der. Peygamber efendimiz de Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikramda bulunsun diye söylemiştir.
Yine çevremize karşı iyi davranmamızı ister Allahu Teala. Neden karada ve denizde düzen bozuldu, niçin insanların yaptıklarından dolayıdır. Demek ki Kur’an-ı Kerim ‘ de çevremize karşı da nasıl davranmamız gerektiği ifadesi var. Çünkü bu çevre hepimizin biz çevredeki ağaçları yakamayız, çevremizde anız yakamayız. Ormanları bilinçsiz bir şekilde tüketemeyiz. Çünkü ne olur o zaman ekolojik denge bozulmuş olur hayvanları istediğimiz gibi hayvanların canına kıyamayıp. Ne olur Allah'ın yaratmış olduğu ekolojik denge düzeni bozulmuş olur. Hayvan dengesi bozulur. Hayvan dengesi bozulduğu zaman hayvanlar artık diğer canlılara ya da diğer insanlara zarar vermemeye başlar. O yüzden biz kimseye zarar vermeyeceğiz ki kimseden zarar görmemiş olacağız. Kıymetli gençler mesela bazı insanlar bilinçsiz bir şekilde ormanları yakabiliyorlar. Neticesinde ne oluyor yağmur yağma olayı azalmış oluyor. Bildiğimiz kadarıyla yağmur yeşilliğin bol olduğu yerde daha fazla olur. Yeşilliği biz tüketirsek yağmur yağma oranı o derecede düşmüş olur. Topraklarımız o derecede susuz kalmış olur. Neticesinde rüzgâr aşındırması da meydana gelir. Toprakların üzerindeki yararlı mineraller maalesef ki uzak diyarlara doğru yola çıkmış olur. İşte bu da Kur’an-ı Kerim de çevremize karşı görevlerimizi ifade eder. Tabii ki Allah’a karşı da yerine getirmemiz gereken görevler vardır. Nedir o görevler Allah Teala’nın emrettiği şekilde hayatımızı devam ettirmek Allah Taala ne buyurmuştur, ben insanların cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım diyor. İşte bu kulluğun zirve noktası da Ramazan ayı ile karşımıza çıkar çünkü ramazan ayında insanlar daha fazla ibadete sarılır. Camilerde vakit namazlarında cemaatin sayısı artar. Teravih namazına insanlar gider, sayı çoktur. İnsanlar gündüz vakti camiye Kur’an okumaya gider, mukaveleye geleneğini devam ettirirler. İşte bunlardan dolayıdır Ramazan ayında yapılan her şeyin sevabı fazlasıyla verildiğinden dolayıdır. İşte Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Neden Kur’an ayıdır, çünkü Kur’an-ı Kerim kendisinde indirilmeye başlanmıştır. İlk ayet yaratan rabbinin adıyla oku okumak insanın kendisinin okuması da dahildir. Çevresini okuması da buna dahildir. Yaratanın emirlerini okuması da buna dahildir. Sizler hem çevrenizi tanımalısınız, okumalısınız ve insanları okumalısınız. Kitaplarınızı okumalısınız. Ben her zaman şunu tavsiye ederim Evimizde Kur’an-ı Kerim de okumalıyız. Dini bilgiler kitapları okumalıyız, hayatı anlatan diğer kitapları da okumalıyız. Bu üçü bir araya geldiği zaman biz hayatı en güzel bir şekilde anlarız. Ancak sadece bir tarafa yoğunlaşırsak vücudumuzun diğer tarafları adeta eksik kalır. Bunu bir saç ayağı şeklinde düşünmeliyiz. Saç ayağının bir tanesi eksik olursa bir sehpa bir tencere üzerinde durabilir mi, elbetteki duramaz. O halde üçü de sağlam olmalıdır. Kendimizi iyi okumalıyız, çevremizi iyi okumalıyız. Bu da neyle olur, Kur’an-ı Kerimle dini bilgileri anlatan kitaplarla diğer hayatı anlatan kitaplarlarla, ders kitapları olur. Hikaye olur, roman olur. Çünkü hepsi buna dahildir. Örneğin sizler bir kısmınız birkaç ay sonra üniversite sınavına geçeceksiniz, haziranda bir kısmınız birkaç sene sonra gireceksiniz. Hep ne derler boş zamanlarınızda bol bol kitap okuyun. Hangi kitap olursa olsun. Neden siz kitabı çok okursanız paragraf sorularını daha rahat çözersiniz. O yüzden bizim okumaya herkesten daha fazla ihtiyacımız var. Biz Osmanlı döneminin belli zamanlarında ilimde ve bilimde zirvedeydik. Daha sonra oldu maalesef ki liyakatsız insanlar medreselerin başına geçtiğinden dolayı, ilim yuvalarının başına geçtiğinden dolayı ilim bilim yönünde biz gerilmeye başladık. Ancak şu an yine bir bakıyoruz Nobel ödülünü alan bilim insanı bir Türk. Bu son derece gurur verici bir şey. Bir bakıyoruz TÜBİTAK ödüllerini kazananlar, dünyada dereceye girenler Türkler.
O yüzden hiç kimse kendisini küçük görmemelidir. Yeter ki çalışsın, yeterki okuma üzerine hayatını devam ettirsin. Çünkü İslam’da boş zaman diye bir şey yoktur. Boş zaman kavramı diye bir şey yoktur. Peygamber efendimiz iki tane nimet vardır ki insanların çoğu bu iki nimet konusunda gafil davranmıştır diye buyuruyor. Nedir bu iki nimet birincisi sağlık, ikincisi boş zaman. Peki bugün baktığımız zaman sağlıklıyız ama belli başlı görevlerimizi yerine getirmiyoruz. Yarın Allah korusun sağlığımız elimizden gittikten sonra ya ben şu işi de yapacaktım, şu işin benim eksik kaldı. Keşke yapsaydım, keşke daha sağlıklı olsaydım da daha iyi yapsaydım. Şu işi diyebiliyoruz. Çünkü böyle örneklerle herkes karşı karşıya kalıyor. Yine boş zaman dediğimiz gibi İslam’da boş zaman diye bir şey yoktur. Allah Teala bir işi bitirdiğiniz zaman Hemen diğer işe koyulun Diye söyler. Bir iş Bittiği zaman bizim bir işe koyulmamız lazım bu da neyle olur ancak ancak çalışmakla mümkün olur.
Beni dinleyen Acıpayam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ailesinin Ramazan ayı mübarek olsun. Allah a emanet olun.
"Bizler de Sayın Hüseyin Sözen Bey e çok teşekkür ediyoruz."